More Cool Stuff At POQbum.com

Ispanaklı-Peynirli Rulo
25/10/2009 · Kategori: Marifetler oneriler
Bugün kış saati uygulamasına geçince adaptasyon sırasında bizim biyolojik saatler şaşınca beslenme düzenimizde şaştı.. En sonunda akşam yemeği niyetine çay yanında atıştırma olsun diye oldukça uzun zamandır hamur ileriyle meşgul olmadığım için bu börekten yapayım dedim..
Malzemeler
Hamuru için; 250 gr yumuşak margarin
2 yumurta(birinin sarısını üstüne sürmek için ayır)
1 yemek kaşığı yoğurt
Tuz, kabartma tozu, un
İçi için; 250 gr ince kıyılmış ıspanak
150 gr beyaz peynir
Yapılışı
Oda sıcaklığında yumuşamış margarin, tüm hamur malzemesiyle karıştırılıp kıvamlı bir hamur elde edilir. Bu hamur dolapta en az 2 saat bekletilir. Hamur eşit parçalara bölünüp merdaneyle çok ince olmayacak şekilde açılır ve arzuya göre hazırlanan iç malzemesi (ki patatesli içlede nefis oluyor) konup hamur kapatılır . Kapatılan bölüm alta gelecek şekilde
yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Piştikten sonra dilimlemesi rahat olsun diye bıçakla dilimler için iz yapabilirsiniz. Ayırdığınız yumurta sarısını üzerine sürüp çörek otu ya da susamla süsleyin. 220 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun
Bu tarifi annemden almıştım. Ben biraz tembel işi yaptım büyük parçalar halinde yapıp dilimlemeyi tercih ettim. Aslında böyle oluncada oldukça bereketli oluyor. Ancak siz küçük bezeleri üçgen kesip sigara böreği şeklinde tek porsiyonluk olarakta yapabilirsiniz.. Dahada tembellik edelim derseniz hamuru ikiye bölüp yarısını açıp tepsiye yerleştirin arasına malzeme diğer yarısınıda üste yerleştirerek pişirebilirsiniz tabikide..

İzMiR HakkıNda HerBirŞeyyy...
20/10/2009 · Kategori: Denedim begendim

Üye olduğum bir mail grubundaki bir arkadaşımızdan bir süre önce İzmir 'i yürüyerek keşfetmekle ilgili harika bir site adresi ulaşmıştı elime. Uzunca bir süredirde bekletiyordum elimin altında fırsat bulup sizlerle paylaşmak için. Yengesinin gülü Elifnur'um bu sene İzmir'de üniversiteye başladı. Onunda çok işine yarayacağını düşündüğüm bu sitede yok yok vallaha.. Bende memleket hasreti çekmeye başlamışken ilaç gibi geldi.
Şöyle deniyordu bana gelen mailde:
"İzmir'i öğrenmek ve güzelliklerini keşfetmek için güzel bir site hazırlanmış. WalkIzmir http://www.walkizmir.com, İzmir için hazırlanmış bir yürüyüş rehberi.
Sitede Neler var?
Yürümenin bir kenti tanımak için en iyi yol olduğu gerçeğinden yola çıkıp, İzmir'e ait, yürüyüş rotaları, haritalar, fotoğraflar, tanıtıcı metinleri ve yürüyüşçü izlenimleri sunulmaktadır.
Walking Routes bölümünde yürüyüş rotalarını görebilirsiniz. Rotalar harita üzerinde gösterilmekte ve bu sayfadan ayrıntılarına ulaşılabilmektedir. Rotanın ayrıntısına girdiğinizde, uzunluğunu, rotayı kimin önerdiğini, rotaya dair özel bilgileri görebilirsiniz. Her rotanın geçtiği bölge ve üzerinde bulunan tarihi mekanlar ve müzeler görülmektedir.
Nöbetçi eczaneleri, harita üzerinden görmek yanında daha bir çok güzelliği keşfedebilirsiniz."
Bence hemen sık kullanılanlar listenize ekleyin..
İZMİR YÜRÜYEREK GEZMEK İÇİN TIKLAYIN

HAYATIN SİHİRLİ ANLARI..
20/10/2009 · Kategori: Keyfe keder
Hayatı mutlu yaşamak nasılda basit aslında.. Herşeyi biz zorlaştırıp çekilmez hale getirebiliyoruz. Haftalardır gözümde büyüyen aman nasıl yapacağım nasıl bitecek dediğim tüm ev işlerini haftasonu toparladım gitti. Yazlıklar kalktı ,kışlıklar çıktı (ki halihazırda yazlık kıyafetleri giymeye devam etsekte) bol bol çamaşır yıkandı. Ütü yapıldı. Camlar silindi ve tabiki bayram temizliğinde kaytardığım perde yıkama işlemi tamamlandı. Mutfak banyo herbir taraf pırıl pırıl yapıldı (ki buda her kadının bildiği gibi gelip geçici bir pırıltı) Hep aklımın bir köşesini tırtıklayan kırıntılardı bunlar, ayıklandı. Bu arada ben tüm bunları yaparken yorgunluktan bitap düşünce sevgili yarim bize nefis bir sofra hazırladı. Bu yorgunluğun üstüne daha ne istenir bilinmez yani.. Mutluluktan uçtum. Hatta o kadar lezizdi ki hep düşündüğüm erkekler genelde böyle güzel yemekler yaparken niyeki bize bırakırlar bu işi diyerekten düşünmeden de edemedim. (İşlerine geliyor sanırım) İçine sevgi katılınca herbirşey güzel elbette.... Bu arada sevdiceğim "ee çekmiyor musun resmini ? Bloguna koymayacak mısın ?" derde ben dururmuyum.. Buyrun....
Ellerine sağlık canım.. Gerçekten çok lezizdi. Hep deriz ya " Evdeki huzur, mutluluk budur".
Öyle değil mi arkadaşlar?
Haaa bu arada yemeğin tarifine gelince: Nasıl yaparsanız yapın bol bol sevgi katın yeter..

ORHAN VELİ KANIK
16/10/2009 · Kategori: Kelimelerin valsi

Cidden yoruldum artık. İnsanoğlu olarak ne kadar nankörüz. Evde oturduğum dönemde sıkıntıdan patlıyordum. Şimdi ise çalışmaktan dolayı hiçbir şeye vakit ayıramamaktan dolayı şikayetçiyim.
İçimizdeki şeytanmı bizi dürten anlamadım. Bir huzurlu ol be kardeşim . Nedir derdin? Ama ben sizi özlüyorum. Buraya gelip yazmadıkça hislerimi boğulacak gibi oluyorum sanki. Kafamdan geçenleri aktarmadıkça buraya hep eksik kalıyorum. Ama öyle vakitsiz kaldımki huzursuz ediyor beni bu yokluk.
En güzeli şiir okumak. Sizin için güzel satırlar buldum. Orhan Veli'den. Keyfine bakın:)

ÇAKIL TAŞIN MASALI - Leman Julide K
6/10/2009 · Kategori: Kelimelerin valsi
____________
_____________SEDEN'e masal :)
bir varmış
insan
bir yokmuş
hayat
darmış insana
bazan
- masal
b/olmuş kelama
OL!
deyince tanrı
dağ, taş olmuş
hayat
bazan da,
havadan sudan
derken;
yeşil vadinin yukarısında yaşayan
minik bir çakıl
yuvarlanmış bu masaldan
arkadaşları;
.........güneş
............ yağmur
ve bulutla sek sek oynar,
oynaşırmış gün boyu minik çakıl
mutluymuş onlarla
mutlu olmasına da,
bazan düz ve serin bir ovaya ...
oysa,
ne koşacak ayakları varmış
ne uçacak kanatları
-buna
canı çok ama çok sıkılırmış

işte, günler böylece geçip giderken;
hadi gel, demiş. bir gün arkadaşı rüzgar
- düş koynuma.
''pıt'' etmiş kalbi çakılın
takılıp peşine rüzgarın
bırakmış kendini kollarına
ve,
düşüp ıslanmış yeşil bir ırmağa...

git zaman/la
çok sular
geçmiş üzerinden
dereler...tepeler
aşarak
denizleri
güneşi sürmüş
bazan da toprağı alnına...

ve bir gün
bu yolculuktan çok yorulan çakılcık
başı dönüp tüm bunlardan
bir dalganın üzerinden '' hooop '' diye
düş/müş
sıcacık
bir insan avucuna ...
insan bu;
görür görmez sevdalanmış
taşa
çalıp içini
boyamış hemen onu kendi ruhuna...
gökten bir çakıl düşmüş
bir gün ve ''hiç'' bir zaman
TAŞ
OL! mamış
ruhunda İNSAN...

Seden'in Marifetleri..
1/10/2009 · Kategori: Marifetler oneriler
Lise yıllarımda çok sevdiğim bir arkadaşım vardı.. Yıllar sonra buldum onu.. Hem de taaa Moskovalar'dan. Evlenmiş 2 çocuk sahibi olmuş-ki görseniz asla inanmazsınız- güzel sanatları bitirmiş, bir süre mesleğini icra ettikten sonra eşinin işi nedeniyle kalkmış Moskovalara gitmiş. (kronolajik sıralama yanlış oldu idare edin artık )

Şimdi bu güzel taşa bir bakın. Uzakdoğu felsefesinde "Mor BAlık" şans getirirmiş. Buradan tekrar teşekkür ediyorum arkadaşıma. Ellerine ve gönlüne sağlık..

BaBAmA ÖzeL...
1/10/2009 · Kategori: Keyfe keder

Canım Babam,
Sevgim buradan uzanıp senin güzel yüreğine ulaşır mı?
Ben sana nasıl anlatsam seni nasıl sevdiğimi?
Belki sadece "SENİ SEVİYORUM" sözünün yalınlığı yeterli herşeyi anlatmak için. Üstüne birşey eklemeye gerek yok.
Bu doğum gününde böyle bir hediye vermek istedim sana. "Su uçar, yazı kalır "derler ya..
Çok şükür ki sen bizim babamız, canım annemizin eşi, torunlarının biricik dedesisin..
SENİ ÇOK SEVİYORUZ
BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİN
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
CANIM BABACIĞIM
İYİ Kİ DOĞDUN
İYİ Kİ VARSIN

KÜRKÇÜ DÜKKANI...
28/9/2009 · Kategori: Keyfe keder

Geldik döndük dolaştık kürkçü dükkanına..Kendimi yaz tatilinden okuluna dönmüş çocuklara benzetiyorum valla.. Yaz sıcakları nihayetine erince biraz biraz bilgisayar başında vakit geçirmeye başladık artık. 
Ben gittim gideli hayat süprizlerini hazırladı bana bir bir bu yaz. Zaten biliyorsunuz yaşadığım kayıp beni oldukça derinden etkiledi. Hayatı sorgulamaya neden oluyor yaşananlar bazen . Bir dönem öyle oldu benim içinde.. Dibsiz bir kuyu hayat.. Bir kez daha anladımki hayat çok değerli. Her dakika her saniye.. Akşam sinemaya gidiyorsunuz.. Hemde 60 yaşından sonra lise aşkınızı bulup yeniden yüreğiniz pırpırlanmaya başlıyorken seçtiğiniz filmde
" AŞKA SON ŞANS" oluyor. Keyifle eve gelip günün yorgunluğunu biran önce dindirmek için yatmayı planlarken???? İşte ışık sönüyor.. Hayat bitiveriyor.. Ne geçiriyor insan o an aklından.. Ne hissediyor.. Ne düşünmeli şimdi.. Hayat bir kere yaşanıyor.. Kıymetini bilmek lazım.. Bu gün 43 gün oldu ZEYNEP ABLAM..
2009 yazı dostlarla sohbet, gönüllerde muhabbet , bol bol iş yorgunluğu, sık sık haftasonları Gizli Bahçeye kaçışlarla geçti..
İş yerinde de yenilikler oldu. Nihayet gerçekten doğru düzgün çalışan bir arkadaşla çalışmaya başladık. Keyifle çalıştığım bir iş arkadaşım oldu..
Bu arada aylar aylar önce duyurduğum şu TAŞINMA TELAŞI olayıda en nihayet uygun ofisi bulabilmemiz neticesinde gerçekleşiyor bu haftasonu. Yeni ofisimizde çalışmayı iple çekiyorum. Ne demişler:"Tebdili mekanda ferahlık vardır.."
Bu arada bayram öncesi MEHMEDİMİZDE askerden döndü..
Ablamızın kızı ELİFNUR üniversiteyi kazandı. Hepimiz sevince ve gurura boğdu.
Geleceğin en güzel mimarı olmaya aday şimdiden.Bu sene herkes için farklı deneyimler yaşayacağımız bir sürece giriyoruz. Daha önceki yıllarda Mert okuldan eve gelince babaannesinde alıyordu soluğu.. Bu sene babaannemiz Elifnur'un yanında kalacak bir süre İzmir'de.. Allah başka ayrılık vermesin ama onun yokluğunu çok hissedeceğiz bu sene.. Artık Mert büyüdüğünü gösterecek bize.. Bizimde daha çok aklımız kalacak Mert'te..
Mert yaz tatilini her allahın günü deniz girerek geçirdiği için marsık gibi oldu.. Bu sene YELKEN KURSU full devam etti.. Artık hayalinde ileride bir tekne sahibi olmak var. Bizi onunla gezdirecek..
Aslında resimlerde vardıda yükleyeceğim ancak.... Malum blogcu sorunları. Eksik olmasın yokluğumda sorun çıkarmaya devam etmişler..Şİmdilik hoşçakalın. Şu haftasonu taşınma işinide halledeyimde görüşeceğiz tekrar..

UYANIN ARTIK
30/8/2009 · Kategori: Kelimelerin valsi

Mustafa Kemal
dağ başını efkâr almış
gümüş dere durmaz ağlar
gözyaşından kana kesmiş gözlerim
ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
ağlar ağlar cihan ağlar
mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
altmış üç ilimiz altmış üç yetim
yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
her geçen seni bizden parça parça götürür
mustafa'm mustafa kemal'im
diz dövdüm
gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna
sakarya'nın suları nâmın söyleşir
hemşehrim sakarya öksüz sakarya
ankara'dan uçan kuşlar
kemal'im der günler günü çağrışır
kahrolur bulutlara karışır
gök bulut yaşmak bulut
uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
divan durmuş bekleşir
mustafa'm mustafa kemal'im
nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
sol yüzünde güneş südü sıcaklık
ellerinden öperim mustafa kemal
senin dalın yaprağın biz senin fidanların
biz bunları yapmadık
sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
elsiz ayaksız bir yeşil yılan
yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
çün buyurdun kesenleri astılar
sen uyudun asılanlar dirildi
mustafa'm mustafa kemal'im
Atilla İLHAN

ZEYNEP 'E VEDA..
27/8/2009 · Kategori: Keyfe keder

Farkettiniz değilmi? Dün yazıya başladım ama bitiremedim.. Düğüm düğüm oldu kelimeler..
Anlatamadım. Hemen güzel yorumlarınız gelmiş sevgili arkadaşlarım. Hepiniz sağolun. Bugün evine gittim Zeynebimin.. Herşey toplanmış. Eşyaların hiçbir anlamı yok onlara anlam katan insanlar olmayınca..
İnsanın inanası gelmiyor böyle çekip gitmelerde....
Zeynep ablam sen yoksun artık.. Hala inanamasamda..
Artık her şarap içtiğimde, her Harris Aleksiu dinlediğimde, her sebzeli tavuk yaptığımda bir yanım hep eksik olacak..
Hayatta gerçek dost biriktirmenin değerini senden öğrendim... İnsan biriktiriyorum bol bol.. Bunu sen gittikten sonra Yunus'un hiç yanlız görmedikçe daha çok anladım.. Ektiğin dostluklar birbir sarmaladı onu.. Gözün arkada kalmasın sakın..
Reçellerini (biliyomusun bugün evinden kocaman bir kavanoz çilek reçeli aldım) ,peyniri çok sevişini, fasulye piyazını,zeytinyağlı pırasanı, ışıldayan gözlerinle gülüşünü, haylaz çocuk tavırlarını, hep muhalif asla boyun eğmez oluşunu, çocuk sevgini, ömrünün son günlerinde çalıştığın kreşte çocuklarla oynadığın neşeli oyunlarını, şaraplarını, bayram ziyaretlerimizi, sarhoş olup scrabble oynamayı, tansaşın önünde beklerken bana el sallayıp öpücük yollayışını , daha neler neleri....Çok ama çok özleyeceğim..
HOŞÇAKAL..
NOT:
Bu güzel kadının dimdik bir hayat öyküsü vardı. Herkese örnek olabilecek. Birde Bodrum'da yaşayan onun gibi kadınlarla ilgili bir kitap yazılmıştı. Zeynebimin öyküsüde orada var. Belki bulursunuz okursunuz dedim. Onuda BURAYA ekledim.





