More Cool Stuff At POQbum.com

Tek Ve Tek Başına Türkan- Ayşe KULİN
8/11/2009 · Kategori: CYDD
"
Bir ülkeden cüzamı kovdu. Türk, Kürt, Süryani demeden, kırsalın evlere hapsedilmiş kızlarına kapıları araladı, ışık tuttu yollarına.
Hırpaladılar, yerden yere vurdular, ne gâvurluğu kaldı ne Kürtçülüğü, ne komünistliği. Ömrünün son döneminde de darbeci yerine kondu. Umurunda bile olmadı.
Çünkü o sadece yüreği insan sevgisiyle dolu bir hekimdi. Hayatı boyunca tek isteği, iyi ve dürüst bir insan olmaktı.
Bütün işlerimi tamamladım. Konser gecesini de atlattıktan sonra, kemoterapiyi kestireceğim. Yolcu yolunda gerek! "
Bundan çok daha fazlasıydı Türkan Saylan. Hepimizin aslında olması gerektiği gibi biri. Biz olmazlarımızla uğraşırken o olmazı oldurmuştu bile.. En sevdiğim yazar ve bence en güzel ve en zarif kadın yazarlardan biri Ayşe Kulin en saygı duyduğum insanın Türkan Saylan'ın öyküsünü yazarda okunmaz mı? Bir haftada tam yüzbin satmış üstelik.. Bu gün duydum hemen alacağım. Sizde alın mutlaka okuyun okutturun bu örnek insanın hayat öyküsünü. Herkesin ders alacağı bir hayattan sizde payınızı alın. Sadece sevgi dolu bir yürekle yola çıkmanın nasıl yollar açacağının en güzel örneğini bir kez daha görün..

HAFTASONU MENÜLERİ.. KıRmA BöReK ve pAtAtES oTURtMa..
8/11/2009 · Kategori: Denedim begendim
Geçen haftasonu resmettiğim yine yoğunluktan dolayı haftaiçi fırsat bulup ekleyemediğim lezzet " KIRMA BÖREK " tarifiydi. Blogcu dostlarımdan harikamutfak yapmış. Benimde bir canım çektiki sormayın gitsin. Tarifi harikamutfak'ta yani burada...
Çok basit ve çok lezzetli bir tarif.. Hemencecik yapıp mideye indirmeniz mümkün yani

Bu haftaki menüde Spagetti Makarna eşliğinde Patates Oturtma...
Patatesli halka halka doğrayıp kızatıyorsunuz.. Üzerine soğan, kıyma , sarımsak, domates ve salçayı kavurup, yarım çay bardağı su, tuz ve karabiber eklediğiniz karışımı döküp, önceden ısıtılmış 200 derece fırında 15-20 dakika fırınlıyorsunuz. Üzerine oğluşun tavsiyesiyle piştikten sonra biraz kaşar rendeledik. Dahada nefis oldu..

HANIMLAR BU YAZI SİZİN İÇİN..(alıntıdır)
30/10/2009 · Kategori: Keyfe keder
Unutmayın... Bir toz tabakası, altındaki ahşabı korur.
'Bir ev mobilyaların üzerine 'seni seviyorum' yazabildiğinde gerçek bir ev olur .'
Yıllardır her hafta sonu, 'aman biri çıkıp geliverirse' diye en az sekiz saatimi her şeyin mükemmel görünmesine harcıyordum.
En sonunda anladım ki, hiç kimsenin çıkıp geldiği filan yok; hepsi dışarıda hayatlarını yaşayıp eğleniyorlar !
ŞİMDİ, insanlar ziyarete geldiğinde, kendimi evimin durumunu izah etmek zorunda hissetmiyorum;
İnsanlar, benim daha çok dışarda hayatımı yaşarken ve eğlenirken ne yaptığımla ilgililer.
Bunu hala keşfedemediyseniz, lütfen tavsiyelerime kulak verin.
Hayat kısa, tadını çıkarın !
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın .......
ama onun yerine bir resim yapmak, bir mektup yazmak daha iyi değil mi, kurabiye ya da bir kek pişirmek, bir tohum ekmek toprağa, istemek ve gereksinim duymak arasındaki farkı keşfetmek ?
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın, ama bilin ki çok zamanımız yok . . . .
içilecek bir kahveyle, yüzülecek bir nehir, tırmanılacak bir dağ, dinlecenek bir müzik, okunacak bir kitap, dedikodu yapılacak arkadaşlar, sürdürülecek bir hayat .
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın,
ama bilin ki dünya gözlerinizi kamaştıracak güneşle dışarıda, saçlarınızın arasında gezecek rüzgarla, karla, sizi ıslatacak yağmurla... Bu gün bir daha yaşanmayacak.
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın , ama hep aklınızda bulunsun, yaşlılık bir gün gelecek ve bu çok da hoşunuza gitmeyecek . . .
Ve bir gün bu dünyadan gittiğinizde - ki hepimiz mecbur gideceğiz - geride daha çok toz bırakacağız !
Bunu hayatınızdaki kadınlarla paylaşın.
Topladıklarınız değil, nasıl bir yaşam yaşadığınıza dair dağıtabildiklerinizdir hayat...
********************************************************************
Blog yazarının notu:
Tamda haftasonu gelmiş , temizlik moduna girmeye çalışırken geldi bu mail çok sevgili İlkay'dan.. Yazarını bilmiyorum ne yazık ki.. Ama bol bol alkışlıyorum kendisini. Varsın ev tozlu kalsın. Dışarıdaki hayatı yakalayın. Zaten bahane arıyordum kendime ohhhh.. Çok iyi geldi vallaha.. Hadi sizde bırakın toz bezini elinizden. Atın kendinizi hayatın kollarına..

Nihat Genç'ten Açılım Gerçeği..
25/10/2009 · Kategori: Dusundum tasindim

Ispanaklı-Peynirli Rulo
25/10/2009 · Kategori: Marifetler oneriler
Bugün kış saati uygulamasına geçince adaptasyon sırasında bizim biyolojik saatler şaşınca beslenme düzenimizde şaştı.. En sonunda akşam yemeği niyetine çay yanında atıştırma olsun diye oldukça uzun zamandır hamur ileriyle meşgul olmadığım için bu börekten yapayım dedim..
Malzemeler
Hamuru için; 250 gr yumuşak margarin
2 yumurta(birinin sarısını üstüne sürmek için ayır)
1 yemek kaşığı yoğurt
Tuz, kabartma tozu, un
İçi için; 250 gr ince kıyılmış ıspanak
150 gr beyaz peynir
Yapılışı
Oda sıcaklığında yumuşamış margarin, tüm hamur malzemesiyle karıştırılıp kıvamlı bir hamur elde edilir. Bu hamur dolapta en az 2 saat bekletilir. Hamur eşit parçalara bölünüp merdaneyle çok ince olmayacak şekilde açılır ve arzuya göre hazırlanan iç malzemesi (ki patatesli içlede nefis oluyor) konup hamur kapatılır . Kapatılan bölüm alta gelecek şekilde
yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Piştikten sonra dilimlemesi rahat olsun diye bıçakla dilimler için iz yapabilirsiniz. Ayırdığınız yumurta sarısını üzerine sürüp çörek otu ya da susamla süsleyin. 220 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun
Bu tarifi annemden almıştım. Ben biraz tembel işi yaptım büyük parçalar halinde yapıp dilimlemeyi tercih ettim. Aslında böyle oluncada oldukça bereketli oluyor. Ancak siz küçük bezeleri üçgen kesip sigara böreği şeklinde tek porsiyonluk olarakta yapabilirsiniz.. Dahada tembellik edelim derseniz hamuru ikiye bölüp yarısını açıp tepsiye yerleştirin arasına malzeme diğer yarısınıda üste yerleştirerek pişirebilirsiniz tabikide..

İzMiR HakkıNda HerBirŞeyyy...
20/10/2009 · Kategori: Denedim begendim

Üye olduğum bir mail grubundaki bir arkadaşımızdan bir süre önce İzmir 'i yürüyerek keşfetmekle ilgili harika bir site adresi ulaşmıştı elime. Uzunca bir süredirde bekletiyordum elimin altında fırsat bulup sizlerle paylaşmak için. Yengesinin gülü Elifnur'um bu sene İzmir'de üniversiteye başladı. Onunda çok işine yarayacağını düşündüğüm bu sitede yok yok vallaha.. Bende memleket hasreti çekmeye başlamışken ilaç gibi geldi.
Şöyle deniyordu bana gelen mailde:
"İzmir'i öğrenmek ve güzelliklerini keşfetmek için güzel bir site hazırlanmış. WalkIzmir http://www.walkizmir.com, İzmir için hazırlanmış bir yürüyüş rehberi.
Sitede Neler var?
Yürümenin bir kenti tanımak için en iyi yol olduğu gerçeğinden yola çıkıp, İzmir'e ait, yürüyüş rotaları, haritalar, fotoğraflar, tanıtıcı metinleri ve yürüyüşçü izlenimleri sunulmaktadır.
Walking Routes bölümünde yürüyüş rotalarını görebilirsiniz. Rotalar harita üzerinde gösterilmekte ve bu sayfadan ayrıntılarına ulaşılabilmektedir. Rotanın ayrıntısına girdiğinizde, uzunluğunu, rotayı kimin önerdiğini, rotaya dair özel bilgileri görebilirsiniz. Her rotanın geçtiği bölge ve üzerinde bulunan tarihi mekanlar ve müzeler görülmektedir.
Nöbetçi eczaneleri, harita üzerinden görmek yanında daha bir çok güzelliği keşfedebilirsiniz."
Bence hemen sık kullanılanlar listenize ekleyin..
İZMİR YÜRÜYEREK GEZMEK İÇİN TIKLAYIN

HAYATIN SİHİRLİ ANLARI..
20/10/2009 · Kategori: Keyfe keder
Hayatı mutlu yaşamak nasılda basit aslında.. Herşeyi biz zorlaştırıp çekilmez hale getirebiliyoruz. Haftalardır gözümde büyüyen aman nasıl yapacağım nasıl bitecek dediğim tüm ev işlerini haftasonu toparladım gitti. Yazlıklar kalktı ,kışlıklar çıktı (ki halihazırda yazlık kıyafetleri giymeye devam etsekte) bol bol çamaşır yıkandı. Ütü yapıldı. Camlar silindi ve tabiki bayram temizliğinde kaytardığım perde yıkama işlemi tamamlandı. Mutfak banyo herbir taraf pırıl pırıl yapıldı (ki buda her kadının bildiği gibi gelip geçici bir pırıltı) Hep aklımın bir köşesini tırtıklayan kırıntılardı bunlar, ayıklandı. Bu arada ben tüm bunları yaparken yorgunluktan bitap düşünce sevgili yarim bize nefis bir sofra hazırladı. Bu yorgunluğun üstüne daha ne istenir bilinmez yani.. Mutluluktan uçtum. Hatta o kadar lezizdi ki hep düşündüğüm erkekler genelde böyle güzel yemekler yaparken niyeki bize bırakırlar bu işi diyerekten düşünmeden de edemedim. (İşlerine geliyor sanırım) İçine sevgi katılınca herbirşey güzel elbette.... Bu arada sevdiceğim "ee çekmiyor musun resmini ? Bloguna koymayacak mısın ?" derde ben dururmuyum.. Buyrun....
Ellerine sağlık canım.. Gerçekten çok lezizdi. Hep deriz ya " Evdeki huzur, mutluluk budur".
Öyle değil mi arkadaşlar?
Haaa bu arada yemeğin tarifine gelince: Nasıl yaparsanız yapın bol bol sevgi katın yeter..

ORHAN VELİ KANIK
16/10/2009 · Kategori: Kelimelerin valsi

Cidden yoruldum artık. İnsanoğlu olarak ne kadar nankörüz. Evde oturduğum dönemde sıkıntıdan patlıyordum. Şimdi ise çalışmaktan dolayı hiçbir şeye vakit ayıramamaktan dolayı şikayetçiyim.
İçimizdeki şeytanmı bizi dürten anlamadım. Bir huzurlu ol be kardeşim . Nedir derdin? Ama ben sizi özlüyorum. Buraya gelip yazmadıkça hislerimi boğulacak gibi oluyorum sanki. Kafamdan geçenleri aktarmadıkça buraya hep eksik kalıyorum. Ama öyle vakitsiz kaldımki huzursuz ediyor beni bu yokluk.
En güzeli şiir okumak. Sizin için güzel satırlar buldum. Orhan Veli'den. Keyfine bakın:)

ÇAKIL TAŞIN MASALI - Leman Julide K
6/10/2009 · Kategori: Kelimelerin valsi
____________
_____________SEDEN'e masal :)
bir varmış
insan
bir yokmuş
hayat
darmış insana
bazan
- masal
b/olmuş kelama
OL!
deyince tanrı
dağ, taş olmuş
hayat
bazan da,
havadan sudan
derken;
yeşil vadinin yukarısında yaşayan
minik bir çakıl
yuvarlanmış bu masaldan
arkadaşları;
.........güneş
............ yağmur
ve bulutla sek sek oynar,
oynaşırmış gün boyu minik çakıl
mutluymuş onlarla
mutlu olmasına da,
bazan düz ve serin bir ovaya ...
oysa,
ne koşacak ayakları varmış
ne uçacak kanatları
-buna
canı çok ama çok sıkılırmış

işte, günler böylece geçip giderken;
hadi gel, demiş. bir gün arkadaşı rüzgar
- düş koynuma.
''pıt'' etmiş kalbi çakılın
takılıp peşine rüzgarın
bırakmış kendini kollarına
ve,
düşüp ıslanmış yeşil bir ırmağa...

git zaman/la
çok sular
geçmiş üzerinden
dereler...tepeler
aşarak
denizleri
güneşi sürmüş
bazan da toprağı alnına...

ve bir gün
bu yolculuktan çok yorulan çakılcık
başı dönüp tüm bunlardan
bir dalganın üzerinden '' hooop '' diye
düş/müş
sıcacık
bir insan avucuna ...
insan bu;
görür görmez sevdalanmış
taşa
çalıp içini
boyamış hemen onu kendi ruhuna...
gökten bir çakıl düşmüş
bir gün ve ''hiç'' bir zaman
TAŞ
OL! mamış
ruhunda İNSAN...

Seden'in Marifetleri..
1/10/2009 · Kategori: Marifetler oneriler
Lise yıllarımda çok sevdiğim bir arkadaşım vardı.. Yıllar sonra buldum onu.. Hem de taaa Moskovalar'dan. Evlenmiş 2 çocuk sahibi olmuş-ki görseniz asla inanmazsınız- güzel sanatları bitirmiş, bir süre mesleğini icra ettikten sonra eşinin işi nedeniyle kalkmış Moskovalara gitmiş. (kronolajik sıralama yanlış oldu idare edin artık )

Şimdi bu güzel taşa bir bakın. Uzakdoğu felsefesinde "Mor BAlık" şans getirirmiş. Buradan tekrar teşekkür ediyorum arkadaşıma. Ellerine ve gönlüne sağlık..
« Önceki :: Sonraki »





